Buonomano’ya göre beynimiz, şaşırtıcı derecede iyi çalışan bir zaman makinesi. Zamanı sadece algılamıyor, bir yandan da zamanı var ediyor. Hepsinin ötesinde beynimiz, benliğimizi geçmişe ve geleceğe yansıtarak simülasyonlar yaratıyor ve zihinsel zaman yolculuğunu mümkün kılıyor.
Bir Sivrisineğin Gözünden Eğlence, Macera, Aksiyon Dolu Bir Farkındalık Kitabı
Ben bilim hayvanı Prof. Dr. Vızvızakan.
Hikâyem tarih öncesi çağlarda başladı.
Bu kitap, hayatında yeni ve kritik kararlar vereceğin zamanlarda sana destek olmak, unutmuş olabileceklerini hatırlatmak amacıyla kaleme alındı. Umarım katkısı olur...
Fakat merak etmeyin ŞU ACAYİP ANNELER kitabı, elinizde tomar tomar kağıt mendil ile okuyacağınız, ağlamalı sızlamalı bir kitap değil. Gülüp eğleneceksiniz.
Şu Acayip Serisi gerçekten çok acayip. Bilimi çocukların anlayacağı bir dille ele almış. Günümüz çocuklarının anlayacağı esprilerle karışık, sürükleyici. Bu tip kitapların sayısı arttırılmalı...
Hepimiz “daha doğru yaşamaya” çalışıyoruz. Sürekli öğrenme peşindeyiz ama gittikçe genişleyen bilgi havuzundan çoğu zaman doğruları seçemiyoruz. Uzmanlar da sıklıkla görüş ayrılığına düşüyorlar. Konu “insan” iken, bilim de bu kadar açık ve net bir araçken bu kadar anlaşmazlık nereden geliyor?
Hepimiz “daha doğru yaşamaya” çalışıyoruz. Sürekli öğrenme peşindeyiz ama gittikçe genişleyen bilgi havuzundan çoğu zaman doğruları seçemiyoruz. Uzmanlar da sıklıkla görüş ayrılığına düşüyorlar. Konu “insan” iken, bilim de bu kadar açık ve net bir araçken bu kadar anlaşmazlık nereden geliyor?
Bugün dünyanın odağında geleceğe dair endişe var. Yalnızlık, anksiyete ve depresyon ciddi bir ruh sağlığı krizinin habercisi. Felaketler, iklim değişikliği, biyo-çeşitlilik kaybı, gıda sorunu her geçen gün daha kronik bir hal alıyor.
Bal ile minicik bir böcek arasında böyle bir ilişki olduğunu, bu tatlı nimetin bize zehirli bir böceğin eliyle sunulduğunu bırakın düşünmeyi, hayal bile edebilir miydiniz?
Bir tohumun uyanışından, bir yaprağın fotosentez yapışına, bir sinekkapanın sinek kapışına, küstüm otunun küsmesine ve ısırganın ısırmasına gelin bir de yakından bakın. Çok acayip şeyler göreceksiniz! Gerçekten çok acayip!
Acayip Şeyler Dizisi´nin altıncı kitabı gerçekten çok acayip bir dünyaya kısa hızlı ama çok keyifli bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını! Böceklerin dünyasına...
Bu kitapta konumuz gökyüzü yani başımızın üzerindeki mavi gök kubbe... Geçenlerde büyük bir gazetenin internet sitesinde gezinirken "Gereksiz Bilgiler" diye bir köşe gördüm...
Acayip olan milyon tane şeyi, artık pek Acayip bulmamaya başlarız. Daha doğrusu, onların üzerindeki Acayiplikleri farketmek; en azından ilk bakışta farketmek, bizim için mümkün olmaz.
İnsanlar için yeryüzü ve gökyüzü sırlarla, acayip şeylerle ve akıl almaz mucizelerle dolu esrarengiz bir yerdir. Ama evrenin en büyük sırlarından biri, aynaya her baktığında, insanın karşısında durur: Kendi bedeni!
Acayip Şeyler Dizisi´nin ilk kitabı 2008 yılının Kasım ayında çıkmıştı. Aradan 5 yıl geçti. Yine bir Kasım ayında, yine gecenin oldukça ilerlemiş bir saatinde, dizimizin 13. kitabı olan Şu Acayip Işık ve Renk´in son cümlelerini tamamladım...
Türkiye´nin en sevilen popüler bilim dizisi Acayip Şeyler´in merakla beklenen 17. Acayip Şeyler Dizisi´nin en son kitabı okuyucularını kelebekler vadisinde, eğlenceli, heyecanlı ve gerçekten çok acayip bir yolculuğa çıkarıyor..
Dizimizin onuncu kitabında, gökyüzünü paylaştığımız kanatlı dostlarımızın dünyasında mucizelerle dolu çok acayip ama gerçekten çok acayip bir yolculuğa çıkacağız..
Acayip Şeyler Dizisi’nin bu en son kitabında hep beraber atmosfer tabakasının dışına çıkacağız... Ayları, gezegenleri, yıldızları, göktaşlarını, bir baştan bir başa Samanyolunu, ve öteki gökadaları dolaşacağız...
Güzel mavi gezegenimizin, kendine özgü yuvarlaklığı, çekiciliği, yer kabuğunun altında saklı katmanları, yanardağları ve elbette yanmayan dağları, çölleri, buzulları ve okyanuslarıyla acayip ama gerçekten çok acayip bir yer olduğunu göreceksiniz…